top of page
  • Writer's pictureMünire

Soma'da Söyleşi...


Soma Linyit Anadolu Lisesi, Ocak 2019

Her tatil Türkiye’ye gitmeyi dört gözle bekliyorum. Çünkü her ziyaretimde valizimi – harika yiyeceklerin yanı sıra – çok güzel fikirler, anılar, umut ve sevgi ile doldurup öyle yolunu tutuyorum okyanus ötesindeki diğer evimin.

Ocak 2019’daki ziyaretimin diğer ziyaretlerimden daha da özel bir yanı vardı. Çünkü lisede aynı sınıfı paylaştığım can arkadaşım ve İngilizce öğretmeni Arzu Örnek ve dershane yıllarından tanıdığım Türkçe öğretmenim ve çocuk kitapları yazarı Özlem Yıldız’la buluştum. Hem de çocukluğumu ve lise yıllarımı geçirdiğim Manisa’nın Soma ilçesinde.

Arzu ve Özlem Öğretmen Soma’da aynı lisede öğretmenlik yapıyorlar. Ancak ortak yanları bununla sınırlı değil. Her ikisi de öğrenmeyi, öğretmeyi ve öğrencilerini çok ama çok seviyorlar. Kendileri de öğrencileri de filmlerde görüp özendiğimiz karakterler gibi. Hani gerçek ya da zihnimizdeki engelleri aşmamız, hem hayatta hem derslerimizde başarılı olmamız için canla başla uğraşan türden...

Benim Türkiye’ye geleceğim tarihler kesinleşince buluşmamıza öğrencileri de dahil etmek istedik. Soma Linyit Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri birkaç saat misafir ettiler beni. On bir ve on ikinci sınıf öğrencileriyle Soma ve Savaştepe’de başlayıp İstanbul’a, oradan Amerika’ya ve Çin’e uzanan eğitim ve meslek hayatımı konuştuk. Öğrencilerin meraklı ve heyecanlı sorularını yanıtlamak, hayatı onların gözlerinden görmek hem çok özel hem de beni zamanda geriye götüren bir deneyim oldu.

Öğrencilerle buluşmadan sonra Arzu, Özlem Öğretmen ve ben yeniden bir araya geldik. Özlem Öğretmen’imin öğrencilerin sorularından yola çıkarak seçtiği başlıklar altında, oldukça detaylı bir söyleşi yaptık. Söyleşiyi okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

“Seni neden davet etmişler ki?” yani kibarca “Senin ne özelliğin var?”diye soranlar oldu. Doğru, benim milyon dolarlarım yok, icatlar yapmadım ve ünlü biri de değilim. Ama bana sorular soran öğrencilerle aynı ya da yakın yerlerde ve sosyal çevrelerde geçirdim ömrümün ilk 18 yılını. Bir sınavda başarılı olmak, üniversiteye, başka şehirlere ve ülkelere gidebilmek... Bunlar farklı sosyal gruplarda farklı mücadeleleri de beraberinde getiren şeyler. Örneğin ülkemizde üniversiteye gidebilmek için bütün köyü ikna etmek zorunda kalan kız çocukları var hala.“Üniversite okuyan bireyler topluma sakıncalı bireylere dönüşüyor.” diyenler var. “Çok kitap okuyanlar kafayı kırıyor, fazla bilgiye gerek yok!” dendiğine ben kendim bizzat şahit oldum.

Yani özetle benim bir özelliğim yok. Ama, yukarıda verdiğim örneklere kıyasla vermek zorunda kaldığım mücadele minicik kalsa da ülkemizde küçük kasabalar ve köylerde yaşayan öğrenciler için benim deneyimlerimin bir anlamı var diye düşündük.

Özlem Öğretmen, Arzu ve ben öğrencilerin sorularını yanıtladık ki mücadeleden kaçınmasın, çabalarını korkak alıştırmasınlar, kendilerini yalnız hissetmesinler, bizim geldiğimiz/ kaldığımız noktalardan onlar devam edebilsinler yollarına.

Okuduğunuz için Özlem Öğretmen, Arzu Öğretmen ve kendi adıma teşekkür ederim.


Her türlü yorum, soru ve paylaşım için bana yazabilirsiniz: mb3548@columbia.edu


Özlem Yıldız, Münire Bozdemir, Arzu Örnek

94 views0 comments

Recent Posts

See All

Комментарии


bottom of page